17 Eylül 2012 Pazartesi

2 kelime...

Bugün çok basit bir konu hakkında konuşmak istiyorum. Basit ama anlamlı...

Yurt dışındaki çalışanlar telekonferans yaparken bir şey hep dikkatimi çekerdi, özellikle işe ilk başladığımda inanılmaz şaşırırdım. Birisi bir konu hakkında eğitim veriyor mesela, kimse uzun bir süre konuşmuyor - ve inanın Türk sayısı fazla ise sessizlik daha da uzun sürüyor, bizim eski zamanlardan kalma bir alışkanlık bu.. :) Soru-cevap kısmına geliyoruz, kimse çekinmeden hemen aklındakini soruyor. Ve cevaplayan kişinin ilk dediği şu oluyor; 'Ah, evet anladım - öncelikle sorun için teşekkür ederim.'

Niye teşekkür etti ki şimdi diye düşünüyordum, basit bir soru işte. Ama aynısı bir gün benim de başıma gelmişti, bana da teşekkür edildiğinde o zaman anlamıştım :)


Bizler pek teşekkür etmeye alışkın bir toplum değiliz, ancak inanılmaz bir başarı gösterildiğinde takdir edilir insanlar. Herhangi bir yerde, herhangi bir şekilde çalışan herkes için söylüyorum bunu. Zaten yapması gereken bir şey, ondan bekleneni yapıyor, her gün yaptığı şey işte gibi gerekçelerle ya da belki de hiç gerekçe gösterme uğraşına girmeden teşekkür edilmeye, takdir görmeye layık görülmüyor çoğu insan.

Bir çok şirket, kurum bazı noktalarda bunun eksikliğini fark ediyor ve yoğun çalışmalara başlıyorlar. Dergilere, televizyonlara çıkan yazıları, röportajları okusanız hemen hepsinde kapsamlı bir ödül ve takdir sisteminin olduğunu görürsünüz. Bunlar elbette çok güzel aksiyonlar - çalışanları daha iyisini yapmak için motive eden ve sonunda belki para, belki bir akşam yemeği ile ödüllendiren güzel projeler. Şahsen ben de bir proje başlattığım ve karşılığını aldığım için daha bir rahat söyleyebiliyorum bunları :)

Ama bunlar genelde gerçekten büyük bir başarı gösterildiğinde, büyük bir etki yarattığında gerçekleşen süreçler. Her bir bireyin ne yaptığını herkes göremez, görev tanımında ne olduğunu bile herkes bilemez. Bu yüzdendir ki genelde bu projeler büyük bir ses getiren çalışana yönelik olur. Ve maalesef işte bu yüzdendir ki insanlar belli çalışmaları, çabaları her gün göstermek zorundadır ve bir yerden sonra robotlaşmış bir modda devam ederler bu şekilde yaşamaya. Artık o işleri yapma zorunluluğu kabulleniriz çünkü bir yerden sonra, çünkü bu bizim işimizdir. Tabii ki belli sorumluluklarımız, işimizin verdiği bir takım gereklilikler var, ama onlar içinde kaybolup görünmez hale gelmek başka bir şey - hele işimizi düzgün yapıyorsak. 'Görünmezlik' konusunu çok yakın bir zamanda tartışacağım, ama şimdilik dağıtmak istemiyorum.

Demek istediğim, tek bir teşekkür bile kendimizi gerçekten iyi hissetmemizi sağlıyor, bir sonraki hareketimiz için güven veriyor, bir şekilde gözden kaçırılmadığımızı gösteriyor.

Eminim etrafınızda teşekkürü hak eden çok fazla insan var. Bunu yapmaktan korkmayın...

Bu yazıyı sonuna kadar okuduğunuz için hepinize teşekkür ederim :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder