11 Eylül 2012 Salı

merhaba, ben 'yüksek özgüven'...

- Merhaba Ahmet Bey, özgeçmişinize kariyer.net üzerinden ulaştık, bölge iletişim müdürü pozisyonu arayışımız var. Müsaitseniz ve ilgilenirseniz sizinle görüşmek isteriz.
- Şimdi... Tabii ki ilgilenirim ama, tutun ki iş oldu, benim haklarım ve maaşım ne olacak?
...

Nezaketen yapılan 10 dakikalık bir görüşme ve telefon kapanır. İşte bu, cevap veremeyecek kadar afalladığınız ve susmak zorunda kaldığınız anlardan bir örnek :) Bu tür acı ve gerçek hikayeler maalesef çok fazla. Bu kişi işe alınmadı belki ama bu demek değildir ki bu tarzda binlerce kişi bizlerin iş arkadaşı değil...

Gereksiz derecede aşırı özgüven, insanoğlunu için yüzyıllardır değişmeyen bir problemdir. Psikoloji dünyasının pek tabii yüksek özgüven konusunda inanılmaz sayıda araştırması vardır; aile geçmişiyle ilgisi, okul başarıları, sosyal iletişim becerileri, cahillik ve sahte özgüven arasındaki bağlantı, narsisizm...

İş yerlerinde yüksek özgüven sahibi olmak bir artı mıdır eksi midir tartışılır. Burada önemli nokta, yüksek özgüven derken gerçekten fazla yüksek olan özgüveninden bahsediyorum, lütfen bunu atlamayalım.

Yüksek özgüveni daha çok erkeklerde ve yöneticilerde görüyoruz gibi geliyor bana. Erkeklerde olmasının sebebi toplumumuzun sosyal yapısıyla alakalıdır genelde ve evrimsel psikolojiyle belki de. Erkeklerden hep güçlü olmaları beklenir, hep daha da yukarıda olanlar sevilir, tercih edilir. Yöneticilerde olmasının ise yine bir kaç önemli sebebi var bence. Bir kere bir önceki yazımda bahsettiğim 'sen hangi gözle bakarsan karşındaki insanın da hangi yönde seninle iletişime geçeceği' olgusu. Ya da yönetici olmanın yani başarılı olmanın getirdiği hazla beraber oluşan pozitif duygular ve giderek artan kendini beğenme duygusu. Bir de şöyle kafa karıştırıcı bir durum var; bir kişinin alternatif çareler ürettiği için, yaratıcı olduğu için, karizmatik nitelikleri sayesinde diğer çalışanları ve müşterileri etkilediği için mi yönetici olma olasılığı yüksektir; yoksa yönetici olduktan sonra mı bu yönde değişmeye/gelişmeye başlar sizce? Bir insan fazla özgüveni olunca mı kendi amaçlarını gerçekleştirmek için başka kişileri istismar etmeye eğilimlidirler, ve eğer öyleyse bunu yönetici oluncaya kadar çok fazla yapamayacakları için mi bir noktadan sonra bu yönlerini göstermeye başlarlar yoksa tam tersi bir durum mudur gerçekleşen?


Gereksiz derecede fazla özgüven tabii ki sadece belli bir kesimde değil, herkeste olabilir. Bir de giriş düzeyinde bir çalışanda fazla yüksek özgüvenin nelere yol açabileceğine bakalım o zaman. Büyük ihtimalle, özellikle belirgin pozisyon farkları olan yerlerde bu çalışanlar çok doğru olmasa bile kendi görüşlerine yeterince önem verilmediğini ve adam yerine konuşmadıklarını düşünecek ve mutsuz olacaklar. - Bu dediğimi her pozisyonda, her deneyimde olan kişi hissedebilir ama sadece daha fazla oranda olanların örneklerini veriyorum şu anda. 'Hak etttiğim değer verilmiyor burada' diyecekler ve kendilerini işe veremeyecekler, ve performansı o kadar düşecek ki gerçekten bir noktadan sonra kendisi çok dikkate alınmayacak. İşte biz buna  psikolojide 'kendi kendini gerçekleştiren kehanet' diyoruz. Gerçekten :)
(İngilizcesi: self-fulfilling prophecy)
Tam tersi bir durum da var; aşırı özgüven her işyerinde her zaman yanlış kararlar alarak ve başkalarının görüşlerine önem vermeyerek iş arkadaşları  ile olan ve ast/üst ilişkilerini ciddi anlamda yıpratabilir.

Başarı konusuna gelirsek... Yukarıda yazdığım kafa karıştırıcı sorulardaki durumun aynısı burada da var aslında. Yüksek özgüvenin mi başarıya sebep olduğu, yoksa sürekli başarının mı yüksek özgüveni oluşturduğu hala muamma - ama aralarında bir bağlantı olduğu kesin. İşte bu yüzden yönetici ve fazla özgüven ile ilgili bir kaç teorem oluşuyor.

Ve yine işte bu yüzden neredeyse tüm makaleler iş performansı, yüksek özgüven ve çalışma şekli/çalışma yeri/pozisyon arasındaki bağlantıları biraz daha netleştirecek daha sistematik, daha uzun süreli ve daha objektif değerlendirme araçlarının kullanılacağı deney ve araştırmaların gerekliliğini anlatmakla bitiyor.

Kim bilir, belki tezimi bu konu üzerinde yazarım...

2 yorum:

  1. Fakat Dunning-Kruger'den hic bahsedilmemesi? :)

    YanıtlaSil
  2. öncelikle yorum yaptığın için teşekkür ederim - bu bloğumun ilk yorumu ve benim için çok anlamlı :)

    biraz daha genel yazıyorum farkındaysan - aslında o kadar çok ayrıntı ve spesifik konu var ki. dunning-kruger sendromu da bunlardan birisi tabii; halk dilinde 'cahil cesareti' dediğimiz şey aslında :)insanın kendisini değerlendirebilme yetisi önemli bir nokta tabii bu konuda ve çoğu örneğinde gereksiz bir özgüven de kaçınılmaz oluyor...

    YanıtlaSil