29 Haziran 2014 Pazar

İş yerinde ‘UYKU’suz günler…


2013 sonunda Amerika’da yapılan bir ankette 1139 çalışanın %76’sı haftanın birçok gününde yorgun olduğunu, %30’u uyku kalitesiyle ilgili mutsuz olduğunu, %15’i de haftanın az bir günü iş yerinde uyukladığını belirtmiş.

Çalışmak ve uyumak
Ne uykusuz günler geçiriyoruz şu iş günlerinde. Kimi zaman bir önceki gece kutlanan bir partiden dolayı, kimi zaman geç vakitte izlenen bir film, ya da iş için olsun yüksek lisans vs için olsun yine çalışmaktan dolayı, belki tatil dönüşü… Ya da sadece işte olmanın getirdiği uyku hali :)
Bir şekilde 21. Yüzyıl hayatı, farklı alanların gelişmesiyle birlikte çok fazla dinamikleri içeren yoğun ve hareketli bir hayat çoğu kişi için. Kariyer için geçirilen zamanlar, aile, hobi, bireysel gelişim, eğlence derken çoğu zaman uykumuzdan vakit çalabiliyoruz. Bazen isteyerek ve bilerek de olsa, çoğu zaman hayatın getirdiği yük, stres ve diğer farklı etmenler karşısında düzenimiz bozulabiliyor ve bu da yaşam kalitemizi kötü etkiliyor.

Uykunun insan hayatındaki önemini anlatmaya her ne kadar çok gerek olmasa da, iş hayatındaki olumlu/olumsuz etkileri ve neler yapılabileceği üzerinde yapılan araştırmalar günlük hayatta çok fazla dikkate alınmıyor.  İçinde bulunduğumuz teknoloji çağında yaptığımız işin aslında her daim hayatımızda olduğunu düşünürsek, iş ve uyku arasındaki ilişkiyi ve dinamiklerini anlamak çok önemli bir hal alıyor.

Uyku, birçok çalışanın problem yaşadığı bir konu ve hem genel iyilik halini hem de şirketlerdeki genel başarılarını etkilediği için çalışanları olduğu kadar yönetimi de ilgilendiriyor. Hele ki özellikle son 2 yıldır trend haline gelen ve Türkiye’de de artan ‘wellness’ konusu ve beraberinde gelen sağlıklı yaşam faaliyetleri çerçevesinde düşünürsek uyku ile ilgili de çalışmalar yavaş yavaş başladı diyebiliriz.

Çalışanlarda uyku problemi
Uyku problemleri birçok çeşitlilik göstermekle beraber en sık görülenleri arasında uykuya dalmada zorlanma, uykuyu aralıksız sürdürememe, çok erken saatlerde istem dışı uyanmalar yer alıyor. Bu problemlerin oluşmasında birçok faktör yer almakta ancak buradaki konumuz daha çok iş hayatından kaynaklananlara odaklanmak.

İsveç’te 2011 yılında 3065 çalışanla yapılan bir araştırma(1) yapılan işin özellikleri/çalışma şartları ile uyku problemleri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiş. Uzun çalışma saatleri, vardiyalı çalışma, fazla iş yükü, stres, zayıf/yetersiz sosyal destek - yönetici desteği, başarı-ödül dengesizliği, organizasyonel adaletsizler, mobbing gibi birçok çalışma etkeni uyku kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Aslında bu konuların birçoğu çalışanda stres, endişe gibi psikolojik etkiler bıraktığından dolayı uyku kalitesi kötü etkileniyor, dolayısıyla günün sonunda çalışanın iyilik halini etkileyen her türlü etmenden bahsetmek mümkündür uyku problemlerinin nedenlerinden söz ettiğimizde.

Kalitesiz uyku beraberinde ne getiriyor?
2013 sonunda Amerika’da yapılan bir ankette(2) 1139 çalışanın %76’sı haftanın birçok gününde yorgun olduğunu, %30’u uyku kalitesiyle ilgili mutsuz olduğunu, %15’i de haftanın az bir günü iş yerinde uyukladığını belirtmiş.

Kalitesiz uykunun bireyin yaşamında ne gibi etkileri olduğuna baktığımızda kalp rahatsızlıkları, bağışıklık sisteminin zayıflaması, zihinsel süreçlerde gerileme (hafıza, karar verme vs), obezite, yemek düzeninin bozulması, genel iyilik halinin kötüleşmesi ve depresyon gibi birçok sorun sayılabilir. Tüm bunlarla beraber iş hayatındaki etkilerine baktığımızda da özellikle yorgunluk ve bunun devamında gelen devamsızlık, devamsızlık olmadığında da performans kaybı gibi ana sorunlar yaşanıyor. Kalitesiz bir uyku ayrıca ruh hali değişikliklerine ve bilişsel aktivitelerin güçsüzleşmesine/zayıflamasına neden olabiliyor; bu da doğal olarak iş yerinin ve çalışma hayatının daha negatif bir yönde algılanmasına neden olabiliyor. Verimliliğin ve üretkenliğin azalması da bu durumun devamında yaşanacak diğer problemlerdir.

Bu şekilde oluşan değişiklikler zamanla yöneticilerin, iş arkadaşlarının davranışlarını ve yaklaşımlarını da değiştiriyor. Günün sonunda yönetimden ve iş arkadaşlarından alınan destek, sosyal iletişim, kontrol ve taleplerde ciddi farklılıklar oluşuyor çalışanın iş hayatında. Uyku yetersizliği aslında tükenmişlik sendromuna kadar gidebilecek bir yol açabiliyor çalışanda, dolayısıyla çalışanın sağlığının bozulmasının yanında, şirket açısından da ciddi zararlar doğurabilecek bir konu.

Yapılan araştırmalarda, uyku problemi yaşayan çalışanların yaklaşık %76’sının yatağa girmeden önce çok televizyon seyrettiğini, %22’si fazla kafein aldığını, %82’si ise alkol tükettiğini belirtmiş.

Ulusal Uyku Derneği’nin 2008 verilerine göre ise (3)  uzun çalışma saatleri daha kısa uyku zamanına, daha kısa uyku vakti de iş aksaklıklarına yol açabiliyor. Ah bu bir türlü içinden çıkamadığımız kısır döngüler işte :)  

Neler yapılabilir?
Yöneticilerin ve İnsan Kaynakları profesyonellerinin, çalışanların uyku kalitesini etkileyen faktörlerin kontrol edilebilir olanlarına odaklanmaları gerekmektedir. Öncelikle bu konuda farkındalık yaratmaları ve sağlıklı bir uyku için neleri yapabileceğini eğitim, poster, e-posta gibi çeşitli yollarla göstermeleri çok önemlidir. Bu konuların başında beslenme düzeni, egzersiz ve uyku alanının düzenlenmesi gelir. 

Aynı zamanda, iş-yaşam dengesi konusunda önleyici tedbirler alınması, çalışma koşulları ile ilgili gerekli görülen düzenlemelerin yapılması, düzenleme yapılamayan durumlarda ( örn: vardiyalı çalışanlar için) nelerin yapılabileceğinin belirlenmesi gerekiyor. Yine eğitim, seminer, psikolojik destek ve koçluk bu konuda etkili yöntemlerden bazılarıdır. 

İyi de ben bireysel olarak ne yapabilirim diyorsanız, o buranın konseptine aykırı, üzgünüm. Ama yine de kısaca şöyle bir okumak isterdim diyenler için naçizane başka yerlerden bugüne kadar okuduklarımın bir özetini aşağıda iletiyorum;
  • Sıvı tüketimi: Uyku saatinden önce kafein ve alkol tüketiminden kaçının.
  • Beslenme: Akşam hafif yemekler yiyin.
  • Düzenli egzersiz: Uyku saatine çok yakın zamanda egzersiz yapmamaya çalışın. İş saatlerinden hemen önce ve sonra yapmak daha sağlıklıdır.
  • Uyuduğunuz alan: Işık ve sesi minimum seviyede tutmaya çalışın. Yatak odanızı yemek yemek, çalışmak, televizyon seyretmek için kullanmayın.
  • Uyku saatleri düzeni: Her akşam belli bir rutini korumaya çalışın, saatlerinizi değiştirmeyin ve uyku öncesi ılık banyo, hafif müzik ya da okumak gibi rahatlatıcı aktivitelerde bulunun.

Tatlı rüyalar...



Kaynaklar;
  1. Cross-Lagged Relationships Between Workplace Demands, Control, Support, and Sleep Problems. 2010
  2. Asleep on the Job: The Causes and Consequences of Employees’ Disrupted Sleep and How Employers Can Help. 2014
  3. Sleep disorders and work performance: findings from the 2008 National Sleep Foundation Sleep in America poll. 2011
  4. Toward a Model of Work Redesign for Better Work and Better Life. 2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder