21 Nisan 2015 Salı

Fatmagül'ün Suçu Ne?

Kısa bir yazı olacak bu.

İş hayatında nasıl insanların olabileceğini hatırlayacağımız kısacık bir yazı.

Aslında iş hayatında nasıl yöneticilerin olabileceğini...

Aslında yöneticiliğin ne demek olduğunu...

Ne demek olmadığını...

...



Çok yakın bir arkadaşım çok yakın bir zamanda yaşadı bunu. Arkadaşımın ismini Fatmagül koydum.

Fatmagül, büyük bir şirkette çalışıyor. O kadar çok insan var ki birbirini tanıyan çalışan sayısı oldukça az. O yüzden her şey kademe kademe ilerliyor. Bir ekipte olanları o ekibin başı bir üst yöneticisine bildirdiğinde haberi oluyor yalnızca. Bir üst ekip için de aynı durum söz konusu. Ve sonuçta genel müdürün şirkette neler olduğuyla ilgili bilgisi yönetim kurulundan gelen bildirimlerle kısıtlı oluyor.

Bunu neden mi anlatıyorum? Çünkü yöneticiler (buna genel müdür de dahil tabii) bazen niye yönetici olduklarını unutuyor.

Yöneticilik bir kademe değil, bir sorumluluktur.

İşlerin doğru gidip gitmediğini inceleme sorumluluğu, neyi nasıl iyileştirebiliriz sorumluluğu, ekibindeki çalışanları doğru yönlendirme ve geliştirme sorumluluğu...

Fatmagül'ün çalıştığı şirket yakın zaman önce yöneticisiyle yollarını ayırdı. Detayı bilmiyoruz, burada yazmaya da pek gerek yok zaten.

Aslında yazmamız gereken tek şey yöneticisinin ayrıldıktan bir kaç gün sonra genel müdüre attığı maildi:

''Beni işten çıkaracağınıza, hiçbir işi doğru dürüst yapmayan Fatmagül'ü çıkarsaydınız ya!''


İşte bir yöneticinin ağzına en çok yakışacak cümlelerden biri.

Fatmagül'ün hiçbir işi yapmadığını düşünmesi mi kötü, böyle düşünüp bunu çözebilecek öneriler sunmaması ve yardımcı olmaması mı, böyle düşündüğünü hiç söylememesi mi yoksa hatta tersine pek de olumlu şeyler söylemesi mi... ya da tüm bunları bir kenara atıp Fatmagül'e dair hiçbir fikri olmayan ve öğrenebileceği tek kişiden bunların duyan bir genel müdürün geriye kalması mı?

Sevgiler...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder