15 Aralık 2015 Salı

Teyzelerimizin Klişeleri

Aslında tüm hayatımız onlar üzerine kurulu. Daha annelerimiz bize hamileyken geleceğimiz ile ilgili 'güzel' dualarda bulunulurken üstümüze yapışıveriyor sorumluluklarımız. Biz de diğer herkesin yaşadığı o hayatın bir parçası olma yolunda geliyoruz dünyaya. Eğer o yolda olmazsak bir şeyler ters gidiyor imajını veririz çevremize.


Kimisi kendini kurtarmayı bilir bu klişelerden, kimisi onlara ayak uydurarak sözde mutlu olmayı becerilmiş gururuyla gezinir etrafta, kimisi gerçekten de mutludur...

Hangi klişelerden mi bahsediyorum? Ya işte teyzelerimiz hep sorar ya mesela çocukken, 'büyüyünce ne olacaksın?' diye, eğer mühendis, doktor vs. demeyip mesela keman çalacağım derseniz 'o işte para yok, sen başka bir şey oku sonra yine keman çalarsınız' diye cevap verirler hemen. Genç kız olmaya başladığınızda 'ee hangi yemekleri yapıyor kızımız?'a dönüşür sorular. Üniversitede okurken 'iyi çalış oğlum, çok para kazanırsın inşallah' lafları dolanır sürekli etrafımızda.

'Aaa, işe başladın mı kızım, maşallah, iyi para kazanıyorsun dimi?'

'Çok çalış, bu hayattaki en büyük görevin yorulmadan çalışmak olsun yavrum.'

'Bak 30 yaşındasın, çocuk yap artık sonra da ya olmazsa ne olacak. Çocuksuz olur mu hiç?'

'Kaç yaşındasın hala ev alacak birikim yapamazsın tabi sen böyle ülke ülke gezersen sürekli.'

...

Bitmez ki bunlar. Bir yaşam tarzı olarak aslında hepimizin içine işlemiştir bu klişeler. Buna uymayanlar aykırı insanlar olarak görülür hep.

Aslında amacım iş hayatına bağlamak bu konuyu - çalışanın 'klişeleşmiş' kalıplar içerisindeki bunalan hali aslında konuşmak istediğim.

Daha yüksek mertebe ve daha fazla para ile amaçlanan daha fazla itibar, daha fazla saygı, daha büyük ev, daha yeni araba, daha parlak ayakkabı, daha şık restoran derken hayat geçip gidiyor işte. Saatlerimiz, enerjimiz karşılığında aldığımız parayı daha büyük maddelere ulaşmak için harcıyoruz her seferinde. Ve her seferinde teyzelerimiz daha da gururlanıyor bu halimizden. Onlar gururlandıkça biz iyice gaza geliyoruz. Onlar görmedi, gitmedi bari ben yaşatayım onlara diye ekstra bir sorumluluk alıp daha çok tüketmeye başlıyoruz bu sefer.

Sonra da arkadaş buluşmalarında bu tüketim çılgınlığından, iş hayatının stresinden dem vuruyoruz. Ama 5 dk sonra ünlü bir markanın yeni çıkan elbisesinin tam da bizim tarzımıza göre olduğunu konuşuyoruz.

Budistler gibi elimizi ayağımızı maddiyattan tamamen çekip tamamen maneviyatta kendimizi doyurma gerekliliğinden mi bahsediyorum peki? Gerçekten öyle mi sence? Bu şekilde düşünerek yazdığımı düşünüp, sonra da gerçekçilikten uzak saçma bir yazı olduğunu dile getirecek ve normal hayatına devam edeceksin değil mi?

İstediğin hayata devam et. Sadece aradaki küçük güzelliği, basit ama doğal enerjiyi, mutluluğu kaçırmamak gerek belki de. Kör olmamak aslında. Klişelerden uzak durabilmek.

Kendin olabilmek...

İş hayatına yönelik biraz daha spesifik hale getireyim konuyu: '5 sene sonra kendini nerede görüyorsun?'

Herkes sıkıldı bu sorudan. Ama yine de sanırım bunu sormaya devam edenler var zira bir şekilde verilecek cevabı merak ediyorlar galiba. Bir şekilde bu soruyu çok duymamıza rağmen yine de bunu duyduğumuz an yüzümüzü ekşitiyoruz, ne diyeceğimizi düşünüyoruz. Acaba bu sıkıntı ve stres hali vereceğimiz cevabın onların gelecek planlarına ne kadar uyup uymayacağı ile ilgili endişemizden mi kaynaklanıyor dersiniz?

Aslında hayır. Klişelere bağlı kaldığımızda verecek cevaplar hemen hemen nettir genelde, o şirkette (veya değil) yaptığın işte daha üst makamlara gelmek, daha büyük işler başarmak, daha çok insanı etkilemek bu anlamda. Ama bir şey bizi durduruyor bu soruyu cevaplarken, zira içten içe neye değer verdiğimizi, bizi neyin motive ettiğini, ne için çalıştığımızı ve hatta yaşadığımızı sorgulama sırasında hızlıca bir cevap veremiyoruz hiç bir zaman bu soruya.

İşte bu yüzden neyi neden yaptığımız üzerinde belki biraz detaylı düşünmek iyi olabilir. Net bir cevap veremeyebiliriz belki ama aslında daha önemli olan nasıl şekillendirmek istediğimizi ve neden bunu istediğimizi anlatabiliriz karşımızdakilere.

Herkese keyifli günler dilerim :)

2 yorum:

  1. Bu değerlendirme için gerçekten teşekkür ederim. Kafamdaki düşüncelerin bir uzman yorumuyla onaylanmasını görmek günün bu ilk saatlerinde beni çoook mutlu etti :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu oldum, teşekkür ederim :) :)

      Sil