3 Ekim 2016 Pazartesi

Hangi örgütün psikoloğusun sen?

Yakın zaman içerisinde bir üniversitede psikoloji öğrencilerine 'Örgütsel ve Endüstriyel Psikoloji'yi anlatacağım.

Ne anlatmam gerek acaba diye düşünürken bir yandan kendi geçmişimin üzerinden de düşünmeye başladım.

Hatta boşverin geçmişi - 2 gün önce olan bir anımı yazayım;



-- Ne iş yapıyorsunuz?
- Psikoloğum ben (evet Sibel, bir sonraki soruya hazır ol!)
-- Aaa, muayenehaneniz nerede?
- Yok öyle psikolog değilim, kurumlara gidiyorum (Biliyorum hiç açıklayıcı olmadı.)
-- Hmm, yani bireysel görmüyorsunuz.
- Yok, klinik psikologlar terapi yapabiliyor.

Eğer doğrudan ünvanımı söyleseydim - ki bir zamanlar öyle yapardım - bambaşka şeylerle karşılaşırdım. Bu yüzden bir kaç denemeden sonra bunu tamamen bıraktım.

-- Ne iş yapıyorsunuz?
- Örgütsel psikoloğum ben.
-- ...
- ...
-- Örgüt derken?
- Yani aslında organizational diye geçiyor İngilizce'de, çalışan psikolojisi ile ilgilenen bir alan.
-- Anladım, danışmanlık gibi yani.

Bazen 'neden allahm' diyorum kendi kendime, neden kendime bunu yaptım, niye bu bölümü seçtim. Konuşmalara sinirlenmiyorum aslında, ben bile psikoloji öğrencisiyken çok geç öğrenmiştim. Bizler psikoloğu, karşısında uzanıp ve/veya oturup sorunlarımızı anlattığımız kişi olarak bilirken ve buna bile hazır değilken (deli değiliz ya!), kim bilecek, uğraşacak, araştıracak diğer kısımları...

Sosyal psikolog, bilişsel psikolog, gelişim psikoloğu, spor psikoloğu.... derken bir de Türkçe'ye çevrilirken içerisinde çok yanlış bir kelimeyi de barındıran 'örgüt'sel psikologların varlığı kafaları iyice karıştırdı.

Ama ben inatla Linkedin profilimde bu ismi kullanmaya devam ediyorum. O kadar okudum, araştırdım, gözlemledim, tez yazdım, çalıştım...

Ama gel gör ki, böyle pozisyonları arayan şirket pek yok. Benim gördüklerim, duyduklarım bir elin parmaklarını geçmiyor. Ama yurtdışındaki ilanlara baktığımda zannedersiniz ki İK uzmanı arıyorlar, ya da Satış Sorumlusu... Hani ikisinde de ilanlara o kadar fazladır ya, tüm gününü ayırman gerekir bütün ilanlara bakabilmen için.

İşte bu da öyle.

Bu yüzden yine bilindik alanlara kaymak zorunda kalıyor bu insanlar; kimisi İK yapıyor, kimisi İK danışmanlığı, eğitim verenler oluyor, değerlendirme merkezinde çalışıyorlar, atölyeler düzenliyorlar... Ve aslında bunların hepsi de alakalı işler pek tabii. Ama ana merkezde bambaşka şeyler barındırıyor bu alan, işte Türkiye'de çok bilinmemesi, ilgi görmemesi belki de bundan kaynaklı zira 'employee well-being' (bak yine İngilizce) dediğimiz noktaya kayıyor.

Motivasyon, takım çalışması, genel iyilik hali, kurum içi ilişkiler, duygular (kişi işverenler için fazla korkutucu bir terim), liderlik, kurum kültürü, testler, odak grup çalışmaları... gibi bir çok konuyla ilgilenir. Bunu yaparken ne sadece bilimden faydalanır, ne de sadece iş hayatının çerçevesi içinde sıkışıp kalır. Tersine adı üstünde, iki alanı birbirine her daim yakın tutmaya çalışan bir daldır.

Az önce fark ettim, wiki'de çalışma psikolojisi adı altında anlatılmış bu alan; belki daha açıklayıcı gelir, buyrun https://tr.wikipedia.org/
 
Herkese iyi haftalar dilerim, sevgiler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder