23 Aralık 2017 Cumartesi

üzgünüm, üzgün olmadığım için...

Aslında çok uzun bir şey yazmıştım önce. Resmen bir hayat hikayesi olmuştu...
Sonra kim bu kadar okumak ister ki güzelim hafta sonunda, dedim. Direkt konuya gireceğim.

Ben sosyal medyada hastalıklarımla, ameliyat maceralarımla, tedavilerimle ilgili hiç bir şey paylaşmadım son 5 sene içerisinde. Yok paylaştım aslında, o da sadece son 2 senede, sadece Ekim - Meme Kanseri Farkındalık ayı için yazdığım kısa bir farkındalık yazısıydı. (Merak edenler için: facebook)



Aman sosyal medyada böyle şeyler paylaşmayın mesajı yok burada. Sadece benim tarzım değil. Ama eğer özgür bir ortamdan bahsediyorsak, nasıl başkalarının delicesine mutlu (?) paylaşımlarınlarını görüp beğeniyorsak, kimseye de depresif, kötü, çirkin şeyler paylaştığı için kızmamalıyız. Takip etmezsin olur biter...

Ne alaka şimdi? diyorsan eğer, birazdan bunu çalışan psikolojisine bağlayacağım, merak etmeyiniz.
Ya da bırakalarım çalışan ayrımını, bildiğin düz psikolojiden bahsediyorum işte.

Son birkaç aydır, oldukça fazla sayıda kurum/kişiyle iş görüşmesi yaptım. Bu görüşmeler iki tarafın da birbirini tanımaya çalıştığı, iki tarafın da birbirini seçtiği görüşmelerdir - tek taraflı bir durum gibi kalıplaşmışsa da ara ara gerçeği kendimize hatırlatmakta fayda var.

Benim kariyer hayatım biraz farklıdır, bu yüzden çok sorgulanır. Çünkü ben tam zamanlı kurumsalı bırakıp 2-3 sene freelance çalıştım. Bana iş anlamında çok katkısı oldu, ama asıl sebebi 28 yaşında ikinci kez kanser sürecinden geçmemdi - ve artık kendime odaklanmaya karar vermiştim.

Pek değerli bazı işe alımcılar benim hikayemi dinledikten sonra hemen teşhislerini koydular sağolsunlar;
  • 'Şimdi kurumsala dönmek size iyi gelmez sanki.' - bana iyi gelmeyeceğini düşündüğüm bir şeyi ben niye yapayım artık, o kadar nefret etmiyorum kendimden.
  • 'Yeniden beyaz yaka olmak sizi sıkmasın, gene hasta etmesin?' - yahu, ben neden hasta oldum, nasıl iyileştim hiç fikrin var mı? 
  • 'Bizim şirketteki stres size biraz ağır gelebilir.' - doğru, çünkü çok hassas bir yapım var dimi? bir de hepsi mi 'burası çok stresli' der arkadaş.

İşe alım konusunda mentorlük yapan, çok sevdiğim bir arkadaşım 'Acaba hastalığından bahsetmesen mi görüşmelerinde?' dedi çok iyi niyetli bir şekilde. İşte görüşmelerde tam da bu sorunsalı yaşıyoruz. Kim ne kadar açık davranabiliyor ki kendini 'iyi' gösterebilmek adına. 

Ben, yaşadıklarımın bana güç kattığına inanırken, bunu hiç yaşamayan insanların bir nevi mobbing uygulaması, bana teşhis koyması ve işe uygun olmadığımı düşünmesi ne kadar da acı verici.

Ve yalnız olmadığımı biliyorum. En basitinde engelli kategorisine sokulan insanlar arasında aslında ne kadar muhteşem insanların olduğunu göremiyor çoğu işe alımcı mesela. Yeni evlenen kadınlara hamile kalır korkusuyla iş verilmiyor çoğu yerde mesela.

Böyle görüşmeler yapan, böyle algıları olan kişi ve kurumlara karşı çok net duruşlarım var artık. Mümkün olduğunca herkesle de paylaşmaya çalışıyorum bunu.
Ve bir gıdım bile üzgünlük hissetmiyorum bunu yaparken.
Üzgünüm, üzgün olmadığım için...

Ve tabii ki kişi ve kurumları ayırıyorum, tek bir kişiden dolayı tüm şirketi kötüleyecek değilim.

Yazı yine uzun oldu üzgünüm (mü acaba?).


Not: Bu arada yeni bir işe başladım. Buranın iş görüşmesinde çok normal bir sohbet yapmıştık, tamamen beni anlamak adına konuştuk hatta tartıştık, güldük, eğlendik. Buradan once uzun süre tam ve yarı zamanlı çalıştığım bir yer vardı, orasının yeri benim için zaten hep farklıdır. İlk çalıştığım yerin de benim için yeri aynı şekilde çok farklıdır. Hepsine çok teşekkür ederim beni insan olarak gördükleri için, beni sevdikleri için (bariz reklam olmasın diye isimleri yazmadım, yoksa gizem yaratmaya çalışmıyorum.)



1 yorum:

  1. Bu bahsettigin sıkıntiları en yöğun yasayanlardan biriyim sanirim. Her buldugum is "ne yazik ki" torpille oldu. Hep "ya bir köşede calısır gibi yapsin iste. Üç bes birsey veririz. Sevaptir" seklinde basladim. Herkes gibi oldugumu gostermek icin herkesten daha fazla calistim. Ama itiraf etmeliyim ki engelim benim bir cok engeli asmamda odenli faydali oldu ki... kendimi basarili ya da basarisiz diye siniflamadan soyluyorum beni ben yapan engelim oldu. Fakat bir seyi daha itiraf etmeliyim artik yoruldum. Istemeye istemeye de olsa emekli olduktan sonra calismayi cok istememe ragmen artik iş arayamiyorum. Çünkü o gorusmeler ( nasilsa gene olmayacak psikolojisi yuzunden) bana cok zor geliyor. Sevgiler...

    YanıtlaSil